+90 (216) 383 26 76

Ürünlerimiz /

 

Klinik Uygulamada Helioks Kullanımının Fırsatları ve Riskleri

 

 

Helyum oksijen karışımı (helioks) 1934 yılından bu yana klinik kullanımı için savunulmaktadır ve klinik uygulamaları giderek artmaktadır. Yakın zamana kadar, helioks ile kullanımı için tasarlanmamış mevcut cihazlara ekleme yapılması ve/veya bunların değiştirilmesi aracılığıyla geçici yöntemler ile helioks uygulanmıştır. Bu çalışma helioks verilmesi için gerekli cihazları ve hava ve/veya oksijen iletilmesi için tasarlanmış cihazların helioks ile kullanılması için nasıl uyarlandığını inceleyecektir. Tasarlanan sınırlar dışarısında cihazların kullanımı riskleri ve mesuliyeti arttırırken Gıda ve İlaç İdaresi’nin helioks uygulanması için belirlediği cihazların kullanılması riskleri ve mesuliyeti azaltır.

 

GİRİŞ

Helyumun klinik kullanımının ilk defa Barach tarafından bildirildiği 1934 yılından bu yana klinisyenler helyum ve helyum oksijen karışımları (helioks) için bu gazlar için tasarlanamamış bileşenleri kullanarak uydurma, geçici ve etkili olmayan uygulama sistemlerine duyulan ihtiyaç ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Çok yakın zamana kadar klinisyenler uygulama ve helioks takibi için daha önce esasen hava veya oksijen kullanımı için tasarlanmış özel cihazlar ve teknoloji kullanarak kendi yöntemlerini geliştirmek zorunda kalmıştır (Tablo 1). Bu yöntemlerden bazıları, çok başarılı ile ciddi arıza arasında değişen sezgisel yenilikleri içermektedir.

 

Çeşitli şartlarda helioksun hastalara fayda sağlanması açısından önemli bir potansiyele sahiptir ancak helioks tedavisinin başarısı kullanılan yöntemlere ve cihazlara bağlıdır. Klinik uygulamada helioks uygulanması için yenilikler çok önemlidir fakat ticari olarak mevcut cihazların amaçlanan kullanım tasarımları dışında kullanılması hasta, klinisyen ve kurum için çok önemli risk ve mesuliyet oluşturur. Anoksi (yanlışlıkla anoksik %100 helyum verilmesi) ve tehlikeli düzeyde yüksek akciğer hacmi uygulanması (çünkü akım ölçer hava veya oksijen akımını ölçmek için tasarlanmıştır ve helioks ile doğru olmayan sonuçlar gösterir) risklerden bir kaçıdır. Helyumun cihazları nasıl etkilediğini anlayarak ve helioks ile birlikte kullanılan bir cihaza veya sisteme aşina olarak araştırmacılar ve klinisyenler güvenli bir şekilde helioks uygulayabilir. Riskleri en az indirmenin en iyi yolu Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından helioks ile kullanımı için belirlenmiş ve helioks için tasarlanmış cihazların kullanılmasıdır. Bu çalışma helioks uygulanırken kullanılan cihazlardaki önemli konuları araştırmaktadır ve helioks uygulanması için belirlenmiş ve tasarlanmış cihazların kullanılması ile risklerin azaltılmasını ele alır.

 

Helioks ile Kullanılan Cihazlar

 

Regülatörler

Helioks ile kullanımı için özel olarak tasarlanmış ve çoğu kolayca bulunabilen bileşenlerden oluşan regülatör, gazın basınçlı bir şekilde solunum sistemine geçmesi için gereklidir. Günümüzde saf helyum veya helioks verilmesi için üretilmiş regülatörler ticari olarak mevcuttur. Helioks %80 helyum/%20 oksijen (80:20 helioks) ve %70 helyum/%30 oksijen (70:30 helioks) konsantrasyonlarında ve çeşitli silindir boyutlarında bulunmaktadır. Hem tek fazlı hem de 2 fazlı regülatörler mevcuttur. Regülatör ile silindir konnektörleri arasındaki dişli bağlantılarının helioks ve karbojen (%95 oksijen ve %5 karbon dioksit karışımı) için aynı olması nedeniyle kaygılar dile getirilmiştir. Hem helioks hem de karbojen regülatörleri Basınçlı Gaz Şirketi 280 dişli girişlerini ve Çap-İndeks Güvenlik Sistemi 1020/1180/1200 çıkışlarını kullanmaktadır, bu nedenle helioks yerine kazara karbojen uygulanması riski vardır. Bu nedenle helioks veya karbojen uygulamadan önce klinisyenin silindir etiketini okuması ve oksijen açısından silindir içeriğini analiz etmesi önemlidir.

 

Akım Ölçerler

Helyum ve helioks, oksijene kıyasla bir delikten daha hızlı akar. Bu yüzden oksijen için kalibre edilmiş bir akım ölçer kullanıldığı zaman, akım hızındaki farklılığın düzeltilmesi için bir düzeltme faktörü (helyum konsantrasyonu baz alınır) uygulanmalıdır (Şekil 1). Helioks düzeltme faktörleri genellikle 60:40 için 1.4’e, 70:30 için 1.6’ya ve 80:20 için 1.8’e yuvarlanır. Bu nedenle 80:20 helioks verilirken bir oksijen akım ölçerin 10L/dakika göstermesi, aslında 18 L/dakika uygulandığı anlamına gelmektedir (yani 10x1.8).

 

Geri tepme basıncının dengelendiği akım ölçerler helyum ve çeşitli helioks konsantrasyonlarının uygulanması için tasarlanmıştır. Çeşitli üreticiler tarafından üretilen bu cihazlar ticari olarak mevcuttur; ayrıca benzer tasarıma sahip olduğu için hava ve oksijen akım ölçerleri ile fiyatları aynıdır. Ancak birçok klinisyen helioks verirken kolayca bulunan hava veya oksijen akım ölçerlerini kullanmakta ısrar etmektedir.

 

Uygulanması için aksesuarlar

 

Helyum çok yüksek difüzyon katsayısına sahiptir ve sıkıca kapatılmış kapların hepsinden olmasa da büyük bir çoğunluğundan kaçabilir. Helioks hastaların havayoluna verilirken, özellikle entübe edilmeyen hastalarda önemli problemlere neden olur. Kapalı sistemler en etkili helioks sistemleri gibi gözükmektedir fakat kapalı bir sistem gerçekleştirilmesinin nispeten daha zor olduğu invaziv mekanik ventilasyon bir istisnadır.

 

Helyumun mekanik faydalarından yararlanmak amacıyla yeterli bir helyum konsantrasyonu (>%50) elde edilmesi için sistem, “hava geçirmezden” önemli düzeyde daha az sızıntı gerektiren “helyum sızdırmaz” olmalıdır. Sistem, dakika hacmi ve yüksek inspiratuar akım için hastanın gereksinimlerini aşan veya karşılayan yeterli düzeyde yüksek bir akıma sahip olmalıdır ve bu sayede ortam havası ile dilüsyon en aza iner.

 

Helyum Dünya üzerinde nadir olarak bulunmaktadır ve H-tipi silindirler genellikle 80 dolardan daha pahalıdır. Hastanın pik inspiratuar akım gereksinimlerini karşılamak için hastanın havayollarına yüksek akımlı helioks gönderilmesi pahalıdır ve savurganlık olabilir. Uygulama yöntemi bir rezervuar ile helyum gereksinimleri ve toplam akımı en az indiren bir isteğe-bağlı uygulama sistemini içermelidir.

 

Maskeler

 

Çeşitli çalışmalar rezervuara sahip kapaklı geri dönüşsüz oksijen maskelerini kullanmıştır. Ticari olarak mevcut maskelerinin büyük bir kısmının helioks sızıntısını en aza indirmek için yeterli bir iç içe geçme sağlamak için tasarlanmamış olması bir problemdir. Nadiren oksijenin %60’ından fazlasını ileten tek kullanımlı geri dönüşsüz oksijen maskeleri hastaya sürekli ve yeterli miktarda helioks konsantrasyonu verilmesi için elverişli değildir. Tipik olarak hepsinde olmasa da iyi oturan maskelerin çoğunda rezervuar ve maske arasından sisteme ortam havası girmektedir ve bu dilüsyon helioks kullanıldığı daha büyük bir probleme neden olabilir. Başarılı olmak için maske bir dar ve uygun valfe veya bir valfli ekshalasyon kapağına sahip olmalıdır. Ne yazık ki yeterli sızdırmazlığa sahip ve iyi oturan maskeler (anestezi veya sürekli pozitif hava yolu basıncı sistemlerinde kullanılan maskeler) daha pahalıdır ve uygun bir şekilde oturtulduğunda özellikle bebekler ve küçük çocuklarda daha az rahatsız edicidir.

 

Kateter ve Kanüller

 

Erişkinlerde hem kateter hem de kanüller, güvenilir helioks uygulanması için yeterli konsantrasyonlarda uygulama sağlayamayacak düşük akımlı cihazlardır. Ancak nazal sürekli pozitif havayolu basınçları için üretilmiş infant kanüller yeterli bir sızdırmazlık sağladığı ve burun deliklerindeki basıncı koruduğu için helioks ile kullanımı etkili olabilir.

 

Çadırlar ve Başlıklar

 

Çadırlar ve başlıkların bebekler ve küçük çocuklar ile kullanılması önerilmektedir. Bunlar helioks uygulanmasına olanak sağlayan kapalı bir sistem sağlıyor gibi gözükmektedir fakat çalışmalar sıkıca oturan maskelere kıyasla çadır ve başlıkların daha az etkili olduğunu öne sürmektedir. Helyumun muhafazanın en üstüne, burun delikleri ve ağzın yukarısına yükseldiği iddia edilmiştir. Eğer muhafazanın perimetreleri etrafında sağlam sızdırmazlar yoksa oksijende olduğu gibi sızıntıların kontrol edilmesi çok zordur.

 

Başlık veya çadır helioks uygulanması ile hipoterminin ortaya çıktığı sözlü olarak bildirilmiştir. Helyumun ısı iletkenliği nitrojenden altı kat fazladır, bu nedenle bir çadır veya başlık kullanmadan önce hipotermi riski göz önünde bulundurulmalıdır. Helioks doldurulmuş bir dalış kaskı içerisinde dalgıç basınçlı hava veya nitrojen-oksijen karışımı ile kaybettiğinden altı kat daha hızlı olarak sıcaklık kaybeder ve bu hipotermi riskini arttırır. Dalgıç solumadan önce helioksun ısıtılması hipotermi ile mücadelede kullanılan stratejilerden birisidir. Bazı klinisyenler başlıklar veya çadırlar içerisindeki bebekler ve küçük çocuklar için 36°C’den daha düşük bir sıcaklıkta helioks uygulanmaması konusunda uyarılarda bulunmuştur.

 

Yapay Havayolları

 

Yapay havayoluna sahip hastalar için tahliye valfi ve rezervuara sahip kapalı sistemler yaygın olarak kullanılan sistemler olmaya devam etmektedir. Açık rezervuar tüplerine bağlandığı zaman bile açık T tüpleri helyum içermesi için yeterli değildir. Bir valfli ekshalasyon kapağına sahip bir valfli rezervuar istenilen konsantrasyonların korunmasında etkili olabilir. Rezervuarın alternatiflerinden birisi, Aptaer helioks uygulama sisteminde (GE Healthcare, Madison, Wisconsin) olduğu gibi hastanın inspiratuar eforuna yanıt olarak yeterli ve hızlı gaz akımı sağlayan bir talep regülatörüdür.

 

Analizörler

 

Klinisyenler, helyum veya oksijen şeklinde verilen gazın tahmin edilmesine dayanan “dışlama ile” helioks konsantrasyonunu izlemek için oksijen analizörlerini yaygın olarak kullanır; oksijen konsantrasyonunu biliyorsanız geriye kalan gaz helyumdur. Bu hesaplama ölçüm noktasında sisteme hava veya diğer gazların girmesi ihtimalinin olmadığını ve sistemde bir sızıntı olmadığını varsayar. Bir oksijen analizörü sisteme hava girişini veya sızıntıyı tespit edemez.

 

Respiratuar bakım uygulamalarında kullanımı için nadiren reklamı yapılmasına rağmen yıllardır çeşitli ticarı uygulamalarda helyum analizörleri kullanılmaktadır. Bu analizörler farmakolojik üretimden gıda işleme süreçlerine, ev kat radyant ısıtma sistemlerindeki kaçakların izlenmesi gibi çok farklılık gösteren endüstriyel uygulamalarda sızıntının tespit edilmesini sağlar. Dalışta kullanılan gaz karışımları için birçok şirket helyum analizörlerini satışa çıkarmaktadır. Çoğu analizör, her hücreye yerleştirilmiş sıcaklığa duyarlı ısıtılmış filament kullanılan bir kapalı hücrede bulunan bir referans gazın ısı iletkenliği ile örnek gazın ısı iletkenliğini karşılaştırma yoluyla çalışmaktadır. Bu filamentler bir Wheatstone köprü devresinin parçasıdır. Gazın ısı iletkenliği analizleri oksijen, hidrojen, karbon dioksit ve diğer gazların ölçümü için de kullanılmaktadır. Bu gazlar normalde hava arka planında ölçülmektedir fakat sensörler bir nitrojen arka planında veya 2 soy gaz takip edilirken de çalışır. Gaz bileşenlerindeki herhangi bir değişime genellikle hızlı bir yanıt (<15 sn) verirler. Helyum konsantrasyon ölçümleri yaklaşık saniyede bir güncellenir.

 

Temel varsayım karışım halinde olduğu bilinen gazlarda bu analizörlerin çalıştığıdır (örneğin oksijen, nitrojen ve/veya helyum). Takip edilen gazların küçük miktarları (toplamın %1’inden az) ölçümleri önemli düzeyde değiştirmeyecektir ve göz ardı edilebilir. Sensör spesifik değildir; eğer test edilen gaz karbon monoksit, argon veya karışımdaki diğer gazlardan birisi ise gösterilmeyecektir. Referans hücredeki gazın ısı iletkenliği ile test edilen gazın ısı iletkenliği arasındaki göreceli fark ile belirlenebilir. Farkın gaz karışımına helyum eklenmesinin bir sonucu olduğu varsayılmıştır.

 

Helyum analizörleri %0-15 helyum aralığında sınırlı olmasına rağmen bazı solunum hizmetleri acil servis veya yoğun bakım ünitelerinde kullanımı için bir helyum analizörüne sahipken pılmoner fonksiyon laboratuvarlarında bu sayı çok azdır. Pulmoner fonskiyon test cihazları ile kullanılması açısından helyum analizörlerinin onaylanması, pulmoner fonksiyon testi sırasında bir gaz karışımı içindeki helyum konsantrasyonunu belirlemek amacıyla tasarlanmış bir cihaz olarak helyum gaz analizörlerinin tanımlanması için FDA hükümleri bulunmaktadır. Cihaz ısı iletkenliği, gaz kromataografisi veya kitle spektrometri gibi teknikleri kullanabilir.

 

Blenderler

 

Helioks blenderleri dalış camiasında bol bulunmasına rağmen tıp camiasında nadiren gözükmektedir. Bu nedenle klinisyenler, önceden belirlenmiş helioks konsantrasyonuna oksijen eklemek veya oksijen ve hava için tasarlanmış blenderleri kullanır. Blenderların helioks ile kullanılması açısından tatmin edici olduğunu bildiren yayımlanmış kanıt sayısı sınırlıdır. Genel olarak 80:20 helioks blenderin hava giriş ağzına yerleştirilir ve bir oksijen analizörü karıştırılan gazı takip etmek için akımın hemen alt tarafına yerleştirilir.

 

Tassaux ve arkadaşları ticari olarak mevcut olan ventilatörler aracılığıyla verilen inspire edilen oksijen fraksiyonunu (FiO2) değerlendirmiştir ve sadece birinde ayarlanan ±%10 FiO2 verildiği gözlenmiştir (Tablo 2). Bir ventilatör ile birlikte veya bir ventilatör olmadan bir blender kullanmadan önce , sistemin FiO2 okumalarının doğruluğunu ve güvenilirliğini test edin ve ayarlanan FiO2 arasındaki farkı bilin.

 

Monitörler

 

Mekanik ventilatörler ile bütünleşik ve onlardan bağımsız halde bulunan çeşitli ventilasyon monitörleri vardır. Sadece birkaçı helioks ile kullanım için tasarlanmıştır. Helioks ile kullanımı için tasarlanmamış monitörler tutarsız ve güvenilmez hacim ve akım değerleri sağlayarak kararsızca davranabilir. Helioks ile kullanılması için tasarlanmış monitörler inspire edilen helyum fraksiyonunun belirlenmesine izin verebilir ve diğer gazların takip edilmesini sağlar.

 

Genel bir rehber olarak, yer değiştiren hacmi ölçen akciğer testleri veya herhangi bir monitör helioks akım ve hacmini doğrulukla ölçmelidir. Ne yazık ki mekanik olarak ventile edilen hastaların yatak başı volumetrik takibini sağlayan bir sistem yoktur. Bir ventilatörün helioks ile performansının in vitro test edilmesini kolaylaştıran hacim değişimlerinde kullanılan çeşitli akciğer testleri vardır (Şekil 2).

 

Non volümetrik monitörler genellikle basınç-diferansiyel transdüserleri veya devreden geçen akımı ölçmek için sıcak-tel anemometreleri kullanır. Helyumun beş kat daha yüksek olan ısı iletkenliği anomemetre okumalarını etkilerken yoğunluk basınç-diferansiyel transdüserleri etkiler. Helioks ile bir monitörün nasıl çalıştığını belirlemek için, bir volümetrik monitör ile aynı hizada test yapılması, standart volümetrik cihazlar dikkate alınmalıdır.

 

Nebulizerler

 

Helioks, aerosol birikimini arttırarak %50’ye kadar daha fazla ilaç verilmesini sağlar. Bunun nedeni helyumun yoğunluğunun hava veya oksijenden daha düşük olması ve daha düşük yoğunluk, tüp ve hava yollarında daha düşük gaz türbülansı ve daha düşük aerosol-partikül sıkışma kaybı anlamına gelmektedir. Helyumun düşük gaz yoğunluğu aynı zamanda pnömotik (jet) nebulizerleri de etkiler. Belirli bir gaz akımında, hava veya oksijen ile kıyaslandığında zaman helioks ile bir jet nebulizer kullanıldığında birim zaman başına daha düşük aerosol çıkışı olacaktır. Hess ve arkadaşları, hava ile kıyaslandığında 80:20 helioks kullanılan jet nebulizerler ile daha düşük aeroseol çıkış ve daha küçük bir partikül boyutu bulmuştur (hepsi 8L/dakika hızda çalıştırılmıştır). Helioks akım hızı 11 L/dakika’ya arttırıldığında partikül boyutu artmıştır ve çıkış oranı 8 L/dakika hava ile elde edilen değerlere benzerdir.

 

Corcoran ve arkadaşları helioks ile daha düşük aerosol çıkışı olduğunu bulmuştur fakat partikül boyutlarında önemli bir farklılık bulamamışlardır. Bunu kullandıkları yöntemlere atfetmişlerdir: aerosol karakterizasyonu için bir Doppler yöntemi kullanmışlardır, ancak Hess ve arkadaşları kademeli ayrıştırma yöntemi kullanmıştır.

 

Goode ve arkadaşları, nebulizer çıkış üzerinde helioks akımının benzer bir etki gösterdiğini bulmuştur. Deneylerinde 10 L/dakika helioks kullanımı 6 L/dakika oksijen kullanımı ile benzer çıkış göstermiştir fakat 15 L/dakika helioks kullanımı 10 L/dakika oksijenden iki kat daha fazla aerosol üretmiştir. Aerosol çıkış kullanılan gazın yoğunluğu ile doğrudan ilişkilidir.

 

Hava veya oksijen akımı ölçmek için kalibre edilmiş bir akım ölçer aracılığıyla 80:20 helioks verildiği zaman 6 L/dakika göstergesinin gerçekte >10 L/dakika helioks akımını gösterdiğinin ve bunun 6 L/dakikada hava için benzer bir nebulizer sonu üretmek için yeterli olduğunun farkında olmak önemlidir. 8 L/dakika oksijen ve helioks ile volümetrik ve düzeltilmiş akımın benzer inhale edilen aerosol kitle sağladığı bildirilmiştir.

 

Basınçlı-doz ayarlı inhaleler ve vibrasyon-mesh nebulizerler gibi pnömotik (jet) nebulizerler haricindeki diğer aerosol üreten teknolojilerin aerosol çıkışları helioks ile değişmez. Ancak, helioks havayolu ve tüplerde türbülansı azalttığı (gaz yoğunluğu ile doğru orantılı olarak) için aerosol-partikül-sıkışma kaybı da azalır. 80:20 helioks ile oksijen kullanılan bir ventilatör devresinde aralama odası ile bir basınçlı-doz ayarlı inhalerin neden olduğu deposizyonun karşılaştırılması sonucunda endotrakeal tüp haricindeki bir filtreye iletilen aerosol miktarının %50’den daha fazla arttığını göstermiştir.

 

Helioks ile Birlikte Kullanılması için Onaylanmış Nebulizerler

 

Hope nebulizeri  (B&B Medical Technologies, North Highlands, California) helioks ile aerosol uygulanması açısından FDA tarafından onaylanmış ilk geniş hacimli pnömotik nebulizerdir. Bu cihazda aerosol üreten primer gaz girişi hava veya oksijen ile çalışır; ikinci gaz girişi ise aerosol partikül boyutu veya aerosol çıkışını etkilemeden 40 L/dakikadan daha büyük akımlar ile helioks eklenmesini sağlar. Benzer bir ikili-gaz giriş tasarımına sahip olan bir diğer pnömotik nebulizer Flo-Mist (DHD Healthcare, Wampsville, New York), piyasaya girmektedir.

 

Bir vibrating-mesh nebulizeri (Aeroneb Pro, Nektar Ther-apeutics, Mountain View, California) oksijen veya helioks ile uyumlu partikül boyutları ve aerosol çıkış baz alınarak FDA tarafından Aptaer helioks uygulama sistemi (GE Healthcare, Madison, Wisconsin) ile birlikte kullanılması için onaylanmıştır. Aptaer sistemi sızdırmaz bir maske ile kullanım için basınç destek cihazıdır ve içerisinde vibrating mesh nebulizer bulunmaktadır. Uygulama sisteminin yakınına nebulizer yerleştirilmesi ve bir koaksiyel devre kullanılması, hastanın yakınına (Y-parçasına) yerleştirilen ve bir standart ventilatör devresi ile %18-22 artış ile kıyaslandığında aerosol birikimi nominal dozun %35’i kadar arttırmıştır. Tıkanıklık olmayan bir solunum yolu kullanılan in vitro bir çalışma modelinde aerosol depozisyonu %35 inhale edilen kitlede hava ve helioks ile aynıdır. Sadece kısmı tıkanıklığa sahip hava yollarında helioks ile depozisyonda %50 artış olduğu hesaplanmıştır.

 

Mekanik Ventilatörler

 

Son zamanlara kadar helioks için FDA onaylı bir ventilatör yoktu. Tassaux ve arkadaşları helioks ile birlikte kullanılan ventilatörlerin fonksiyonlarını değerlendirmiştir; bunlardan bazıları helioks ile iyi çalışırken bazıları fonksiyon göstermemiştir. Helioks ile birlikte çalıştırılacak ventilatörlerin ayarlarını yapmak için bir dönüşüm faktörü gerekli olabilir. 80:20 helioks genellikle hava girişine takılır.

 

Sürtünmesiz bir piston içeren Puritan Bennet 700 serisi ventilatör (Puritan Bennett, Pleasanton, California), in vitro şartlarda doğru hacim, akım ölçümleri ve izleme sağlar fakat oksijen sensör alarmları devre dışı bırakılmalıdır.

 

eVent ventilatör  (eVent Medical, Vista, California) de helioks ile iyi çalışır fakat Puritan Bennett 7200 ve 800 serileri, Drager Evita 2 ve 4 (Drager Medical, Telford, Pennsylvania), ve Engstrom Carestation ventilatör (GE Healthcare, Madison, Wisconsin) helioks ile çalışmaz.

 

Berkenbosch ve arkadaşları çeşitli ventilasyon modları ve ventilatör markaları arasında helioks tüketim oranı ile takip edilen ve verilen tidal volümü açısından önemli farklılık olduğunu bulmuştur. Bazı bilevel cihazların helioks ile düzensiz çalıştığı bildirilmiştir.

 

Helioks Verilmesi için Onaylanmış Ventilatörler

 

Avea ventilatörü (Viasys Healthcare, Conshohocken, Pennsylvania) hava, oksijen ve helioks ile kullanılması için onaylanmış ilk ventilatördür. Muhtemelen yakın zamanda diğer ventilatörler de onaylanacaktır.

 

Helioks Kullanımının Riskleri

 

Helioks kullanımının en önemli riski, aygıtın ve uygulanacak gazın etkilerinin farkında olmayan bir kişi tarafından geçici donanımlar yerleştirilen bir cihazın kullanılması ile ortaya çıkar.

 

Uzun yıllar boyunca respiratuar terapistler “endikasyon dışı” uygulamalar için etkili cihazlar oluşturmak amacıyla mevcut bileşenlerin değiştirilmesi, eklenmesi veya geçici çözümler sağlanması konusundaki yeteneklerin ile övünmüştür. Aralıklı zorunlu ventilasyon ve sürekli pozitif havayolu basıncı gibi teknik gelişmelerin nasıl başladığını açıklar. Bugünün riskten kaçınılan ortamında, hastane risk yöneticisi kritik hastalıklarda uygulanan geçici donanımlar yerleştirilmiş, kanıtlanmamış cihazların bulgularına bağlı olarak felç geçirebilir.

 

Geçici donanım yerleştirilmiş cihazların güvenliği ve etkinliği teçhizatı yerleştiren klinisyenin marifet ve çalışkanlığı kadar iyidir. Bu cihazlardan bazıları mükemmel ve yenilikçidir, bazıları çok iyi değildir ve bazıları tamamıyla tehlikelidir. Birkaç klinisyen medikal cihazları tasarlamak için, tıpkı birkaç mühendisin respiratuar bakım sağlaması için eğitilmesi gibi eğitilmiştir. Resmi cihaz geliştirme süreçleri performansta beklenmeyen değişimleri en aza indirmek için yoğun gerçek zamanlı testler ile her özelliğin tasarım amacını karşılayacak şekilde cihazın çalıştığından emin olmak için aylar veya yıllar boyunca çalışan yetenekli mühendis ve tasarımcı ekibi ile ortaya çıkar. Klinik açıdan bakıldığında  biz bir cihaz modifikasyonu geliştirirken nadiren birkaç saatten fazla zaman harcarız ve hastalara uygulamadan önce in vitro performans analizleri için gerekli süreyi nadiren ayırırız.

 

Eğer bir kurum cihazın kullanım tasarımı dışında helioks kullanımı için yapılandırmaya karar verirse 2 önlemin alınması kuvvetle desteklenmelidir. Bunlardan birincisi kapsamlı ve detaylı poliçeler ve prosedürlerin yazılması, gözden geçirilmesi ve ilgili tüm personel tarafından öğrenilmesidir. İkincisi ise cihazın tutarlı çalışması ve fonksiyon göstermesini doğrulamak için yoğun sınama testlerinin yapılmasıdır.

 

Helioks Kullanımının Tehlikeleri

 

Anoksi

 

Helyum uygulanmasına ilişkin en tehlikeli durumlardan birisi %21’den daha az oksijen içeren bir gaz karışımının verilmesi ihtimalidir. Bu risk, kapalı bir sisteme hiçbir zaman %100 helyum uygulanmaması ile azaltılır ve klinik uygulamalarda daima en az %20 oksijen içeren helioks kullanılmalıdır. Gaz çıkışı ile aynı hizada bir oksijen analizörünün kullanılması hastaya verilen gaz karışımında yeterli oksijenin bulunduğundan emin olunmasını sağlar.

 

1990 yılında “%30 oksijen ve %70 helyumun lisanslı karışımı” etiketli bir tıbbi gaz silindiri kullanılan bir hastanede, gaz hastaya verilmeye başlandıktan sonra FiO2’nin <0.21 olduğu bulunmuştur. Bunun nedeni hastaneye ulaştırılmadan önce, karışım lisanslı olarak etiketlenmesine rağmen silindir içindeki gazlar karıştırılmamıştır. Bunun keşfedilmesinden sonra diğer silindirlerde birçok test yapılmıştır ve bunlardan bazılarında da karışmamış gazlar olduğu görülmüştür.

 

Tedarikçi, en uygun gaz karışımını sağlamak için bir gravimetrik yöntem (doldurma sırasında silindir ve içeriklerin tartılması) kullanılarak saf gazları silindire tek seferde doldurur. Ancak gazlar katmanlıdır ve hızlı bir şekilde karışmaz. Yüksek düzeyde sıkıştırılmış gazlar sıvılara benzer bir davranış gösterir; eğer sadece bir karıştırma işlemi kullanılmış ve ek karıştırma yöntemleri (bileşenler iyice karışana kadar silindirleri döndüren rulmanlar) kullanılmamış ise gazlar yavaşça karışacaktır. Karışım homojen hale getirildikten sonra oda sıcaklığında tekrar katmanlara ayrılmaz ve hastaya verilebilir.

 

Sağlık Cihazları dergisi,  bir hastaya verilmeden veya bir sisteme bağlanmada önce ve teslim alındığı zaman bir gaz karışımı silindirinin içeriklerinin daima doğrulanması gerektiğini önermektedir. Bir solunum sisteminde daima bir oksijen monitörü kullanın.

 

Bronkopulmoner displazi ve subglottik stenoz öyküsü olan preterm bebeklerde helioks kullanımı ile hipoksinin ortaya çıktığı bildirilmiştir. Helioks uygulanmasına sekonder olarak preterm bebeklerde ortaya çıkan hipoksinin akciğer hacmindeki azalma ve intrapulmoner şant artışı ile ilişkili olduğu öne sürülmüştür.

 

Çok Fazla Hacim Verilmesi

 

Eğer mekanik ventilatör ayarlanandan daha fazla bir hacim verirse volüm kaynaklı hasar, basınç kaynaklı hasar veya hipokarbi oluşma riski vardır. Bu risk, özellikle helioks uygulanması için tasarlanmamış ventilatörlerin kullanımı ile artmaktadır

 

Çok Fazla veya Çok Az Bronkodilatör Verilmesi

 

Çok düşük helioks akımına sahip bir jet nebulizerin kullanılması, aerosol verilmesinin kritik önem sahip olduğu bir zamanda hastaya yetersiz aerosol verilmesine neden olabilir. Diğer yandan helioks, literatürde bildirilen nispeten az sayıdaki advers etkilerinde olduğu gibi akciğere uygulanan dozu arttırarak istenilen dozun aşılmasına neden olabilir.

 

Hipotermi

 

Hipotermi, başlıklar aracılığıyla bebeklere helioks uygulanması ile bağlantılıdır. Yüksek ısı iletkenliği ve özellikle uzun süreli uygulandığı zaman 36°C’den düşük gaz sıcaklığında hipotermi riskini arttırdığı için Helioks dikkatli kullanılmalıdır. Hiptermi riski, standart cihazlar kullanılarak helioksun yeterli ısıtılması ve nemlendirilmesi ile önlenebilir.

 

Helioks Cihazlarının Mesuliyeti

 

Amaçlanan “etiketlenmiş” tasarım sınırları dışında cihazlar kullanıldığı zaman mesuliyet cihaz üreticisinden kuruma ve klinisyene geçer. Helioks ile kullanılması için tasarlanmış ve FDA tarafından onaylanmış cihazlar daha kolay bulunur hale geldikçe uygulamalarınızda bu cihazların kullanılması hasta, klinisyen ve kurum açısından riskleri azaltır. Geçici donanım yerleştirilmiş sistemlerin devamlı kullanılması hastayı ve kurumu riske atar. Özel bir uygulama için fiyatına bakılmaksızın FDA onaylı bir cihazın kullanılması daima daha iyi bir politikadır. Geçici donanım yerleştirilmiş cihazların sürekli kullanımı cihazda ciddi bir arızanın ortaya çıkmasına ve buna bağlı olarak jürinin kesinlikle ihmal olarak düşüneceği yasal mesuliyetlere neden olacaktır.

 

Özet

 

Ciddi havayolu obstrüksiyonu olan hastalarda helioksun hava yolu direncini ve solunum yükünü etkili bir şekilde azalttığını ve akciğerlere verilirken türbülansı ve aerosol partikül sıkışmasını azaltarak aerosol verilmesini arttırabileceğine dair kanıtlar giderek artmaktadır. Helioks verilmesine dair uygulamaların artmaya devam etmesi helioksun nasıl etki gösterdiği, neler yapabildiği ve neleri yapamadığı, cihazları ve hastaları nasıl etkileyeceği konularında klnisiyenlerin bilgilerini arttırmak için önemlidir. Yeterli eğitim ve sınama testleri yapılmadan hiçbir helioks uygulama cihazı klinikte kullanılmamalıdır. Geçici donanımlara sahip cihazlar yerine piyasada bulunan FDA onaylı cihazların kullanılması hasta, klinisyen ve kurumlar açısından risklerin azaltılmasını sağlar.